Her zaman ileriyi düşünen bir topluluğuz. İnsana ve insanlığa faydalı işler yapmak için, her alanda hayatı kolaylaştıran uygulamalar geliştiriyoruz.
Biz bir yazılım şirketinden çok, bir düşünme biçimiyiz. Bir işi yapmadan önce sorduğumuz soru "bu nasıl kodlanır" değil, "bu insanın gününü gerçekten kolaylaştırıyor mu" olur. Çünkü teknoloji kendi başına bir değer taşımaz; ancak birinin yükünü hafiflettiği anda anlam kazanır.
Her alanda, hayatı kolaylaştıran uygulamalar geliştiriyoruz. Bir servis operasyonunu tek ekranda toplamak da bu işin parçası, sabah duraktaki birinin gereksiz yere ıslanmamasını sağlamak da.
Günümüzün ve hayatımızın çoğu düşünmekle geçiyor. O yüzden neyi düşündüğümüz, ne ürettiğimizden önce gelir.
İleriye bakmak bizim için bir slogan değil, bir çalışma yöntemi. Bugünün sorununu çözerken, o çözümün beş yıl sonra hâlâ ayakta olup olmayacağını düşünürüz. Kısa yoldan çalışan ama yarın kırılacak bir şey yapmaktansa, biraz daha uzun düşünüp kalıcı olanı kurmayı tercih ederiz.
Muhatabınız satış temsilcisi değil, sistemi kuran kişinin kendisi.
Bunun pratik karşılığı şu: bir sorun bildirdiğinizde durumu anlatmak için üç kişiye ayrı ayrı açıklama yapmanız gerekmez. Bir özellik istediğinizde talebiniz sıraya girmez, doğrudan onu yazacak kişiye ulaşır.
Sistemin kendisi de buna göre kurulmuştur. Veriler Google'ın altyapısında (Firebase) tutulur, günlük işleyiş insana bağımlı değildir. Yani operasyonunuz, bizim o gün masada olup olmamıza göre çalışmaz.
Bugün bir aracın haritada canlı görünmesi sıradan geliyor. Oysa bunu mümkün kılan her parça, uzun bir zincirin halkası. Zincirin başı 1948'de bir üniversite laboratuvarında.
Manchester Üniversitesi'nde "Baby" adlı makine, hafızasında saklanan ilk programı çalıştırdı. Program 17 komuttan oluşuyordu ve tek bir sayının en büyük bölenini bulmaya çalışıyordu. Cevabı 52 dakikada verdi.
ARPANET üzerinden ilk mesaj gönderildi. Bilgisayarlar artık yalnız değildi — bugünkü internetin ilk halkası kuruldu.
Martin Cooper, sokak ortasından ilk taşınabilir telefon görüşmesini yaptı. İletişim bir mekâna bağlı olmaktan çıktı.
VisiCalc çıktı — ilk elektronik tablo. İnsanlar ilk kez bir bilgisayarı, onu anlamak için değil bir işi bitirmek için satın aldı. Yazılımın "işe yarar olma" dönemi başladı.
İlk web sitesi yayına girdi. Bilgi, onu üretenin bilgisayarında kalmaktan kurtuldu.
GPS'in sivil kullanıma uygulanan hassasiyet kısıtı kaldırıldı. Sivil cihazlarda doğruluk yaklaşık 100 metreden 10 metre bandına indi. Bir aracın haritada gerçekten nerede olduğunu göstermek ilk kez mümkün oldu.
iPhone tanıtıldı, ertesi yıl uygulama mağazası açıldı. Yazılım artık masada değil, insanın yanındaydı — duraklarda, araçlarda, yolda.
Yolcunun telefonu, sürücünün telefonu, firmanın paneli ve harita — hepsi aynı anı görüyor. Bir aracın konumu saniyeler içinde herkese ulaşıyor. Özel Transfer tam olarak bu noktada duruyor.
Bu listedeki hiçbir buluş, tek başına bir servis aracını takip etmek için yapılmadı. Manchester'daki ekip bir otelin havalimanı transferini düşünmüyordu. GPS'in kısıtı kaldırılırken kimse personel servisini konuşmuyordu.
Ama her biri, bir sonrakinin mümkün olmasını sağladı. Teknoloji böyle ilerliyor: kimsenin tek başına planlamadığı bir şeye, birbirinin üstüne binen adımlarla varılıyor.
Bizim işimiz bu zincirin en ucunda duruyor. Elimizdeki imkânlar bir önceki kuşağın bıraktığı miras — ve bizim sorumluluğumuz onu bir işe yaramaya dönüştürmek. Yetmiş yıllık bir birikimin sonunda ortaya çıkan şey, sabah yağmurda bekleyen birinin ıslanmaması kadar sade olabilir. Sade olması, önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Bir özelliği eklemeden önce, onun hangi gerçek sıkıntıyı ortadan kaldırdığını yazabiliyor olmamız gerekir. Yazamıyorsak eklemiyoruz.
Sabah 06:00'da uykulu bir sürücünün ya da telaşlı bir yolcunun kullanacağı bir ekran, eğitim gerektirmemeli. Anlaşılmayan her düğme bizim hatamızdır.
Bugün hızlı çalışan ama yarın bakımı imkânsız hale gelecek çözümlerden kaçınırız. Kurduğumuz şeyin üstüne bir şey daha konabilmeli.
Her firma kendi panelinde, kendi verisiyle çalışır. Firmalar arası veri paylaşımı yoktur; bu bir ayar değil, mimarinin kendisidir.
Bir fikriniz, bir ihtiyacınız ya da çözülmemiş bir sıkıntınız varsa yazın.
info@ozeltransfer.comİstanbul'dan çalışıyoruz. Sistemi neden kurduğumuzu Neden Özel Transfer? sayfasında, nasıl fiyatlandırdığımızı fiyatlandırma sayfasında anlattık.